
OpenAI, yapay zeka modellerinin bilim camiasında uzun zamandır çözülemeyen sorunlara çözümler sunduğunu ileri sürdü. Şirket, matematikte birden fazla dikkate değer sorunu çözdüğünü, bilgisayar biliminde yıllardır doğru kabul edilen bir tezi çürüttüğünü ve modern fiziğin temelini oluşturan teorilere yönelik matematiksel kanıtlar geliştirdiğini açıkladı. OpenAI, elde edilen sonuçların doğruluğunu değerlendirmek için bağımsız bilim insanlarını sürece dahil ederken araştırmaların tamamını diğer uzmanların da incelemesine açmayı hedefliyor.
Matematikte uzun süreli çözüm bekleyen problemler ele alındı
OpenAI’ın ilk araştırması, dalgaların uzayda nasıl yayıldığını anlamaya yardımcı olan matematiksel bir mesele üzerine inşa edilmiştir. Şirket, geliştirdiği yapay zeka modelinin bu meseleyi iki ve daha fazla boyuttaki tüm durumlar için çözdüğünü belirtmektedir. Bu çalışmanın, matematikte uzun süredir tartışılan Kakeya problemi ve Stein’in kısıtlama problemi ile ilgili önemli sonuçlar içerdiği ifade edilmektedir.
Bu iddia matematik çevrelerinde büyük ilgi uyandırabilir. New York Üniversitesi’nden profesör Hong Wang, Kakeya probleminin üç boyutlu versiyonunu çözmesi dolayısıyla yakın zamanda Fields Madalyası’na layık görülmüştü. OpenAI ise kendi çalışmalarının daha kapsamlı olduğunu ve problemin tüm boyutlarını kapsadığını öne sürüyor.
Şirket, yapay zeka tarafından oluşturulan kanıtı GitHub üzerinden yayımladı. Böylece matematikçiler sonucun doğruluğunu inceleyebilecekler. Ancak çalışmanın yayımlanması, bu kanıtın bilim dünyası tarafından kabul edildiği anlamına gelmiyor.
Üstel Zaman Hipotezi çürütüldü
OpenAI’ın ikinci araştırması bilgisayarların bazı sorunları ne kadar hızlı çözebileceğine dair uzun süredir geçerli olan bir varsayıma odaklanıyor. 1999 yılında ortaya atılan Üstel Zaman Hipotezi, belirli sorunların çok daha hızlı çözülebilen yöntemlerle ele alınamayacağını öne sürmektedir.
OpenAI, bu varsayımın yanlış olduğunu gösteren bir algoritma geliştirdiğini belirtmektedir. Şirketin açıklamasına göre algoritma, belli mantıksal ifadelerin kaç farklı şekilde doğru olabileceğini daha önce beklenenden çok daha kısa sürede hesaplayabiliyor. Özellikle 3-SAT olarak adlandırılan problemde ulaşılan sonucun, belirtilen hipotezle çeliştiği kaydediliyor.
Bunun doğruluğunu incelemek amacıyla Russell Impagliazzo, Ramamohan Paturi ve Ryan Williams isimli üç bilgisayar bilimci görevlendirildi. İlk iki araştırmacı bu teorinin ortaya atılmasında da rol almıştı. Ekip, yapay zekanın ürettiği çalışmayı ve matematiksel kanıtı diğer araştırmacıların incelemesi için GitHub’da paylaştı.
Fizikte de dikkat çekici bir buluş duyuruldu
OpenAI’ın üçüncü araştırması, parçacıkların ve temel kuvvetlerin davranışlarını açıklayan modern fizik teorileriyle ilgilidir. Şirket, dört boyutlu uzay-zamanda belirli kuantum alan teorilerinin matematiksel olarak var olabileceğini iddia ediyor.
Ayrıca çalışmanın atom çekirdeğindeki parçacıkları bir arada tutan güçlü kuvveti açıklayan kuantum renk dinamiği (QCD) ile ilgili olduğu belirtiliyor. Bunun yanı sıra parçacık fiziğinin temel teorisi olan Standart Model’i daha kapsamlı bir biçimde açıklamak için bir yaklaşım içerdiği ifade ediliyor.
OpenAI henüz bu araştırmanın tüm detaylarını yayımlamadı. Çalışmayı incelemek üzere fizikçi David Gross liderliğinde Michael Douglas, Arthur Jaffe, Igor Klebanov ve Nikita Nekrasov’dan oluşan bir ekip kuruldu.
Yapay zeka ile yapılan keşifler nasıl doğrulanacak?
OpenAI, yeni sonuçların duyurulmasının yanı sıra yapay zeka tarafından geliştirilen bilimsel çalışmaların nasıl değerlendirileceği konusunu da gündeme getirdi. Şirket bazı projelerde bağımsız uzmanlardan destek alırken araştırmaların diğer bilim insanlarına açık olmasını istiyor.
Ancak belirli uzmanlara öncelikli erişim sağlanması diğer araştırmacılar açısından eşitsizlik yaratabilir. OpenAI’ın matematik danışmanlarından oluşan AGMAI paneli de bu yaklaşıma karşı çıkarak çalışmaların bilimsel arşivlerde herkesin erişimine açık şekilde yayımlanmasını önerdi. Panel ayrıca kanıtların kontrol edilmesini kolaylaştıracak araçların kullanılmasını ve sonuçları doğrulamak üzere çalışan araştırmacılara destek sağlanmasını talep etti.
Bilişim bilimi çalışmalarını gözden geçiren ekip de bilim dünyasına açık bir mektup yayınladı. Araştırmacılar yapay zekanın ortaya koyduğu keşiflerde kimin ne kadar katkıda bulunduğunun belirlenmesi, sonuçların denetlenmesi ve bilimsel çalışmaların paylaşım şekli hakkında görüş talep etti.